Kanser, günümüzde insan sağlığını tehdit eden en önemli
hastalıklardan birisidir
1. Yüzyılın başlarında ölüme neden
olan hastalıklar arasında yedinci ve sekizinci sıralarda yer
alırken, bugün dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de kalp hastalıklarından
sonra ikinci sırada yer almaktadır
2. Meme kanseri dünyada
kadınlar arasında en sık görülen malign tümör olup, kadında
görülen tüm kanserlerin yaklaşık %30’unu oluşturmaktadır
3.
Meme kanseri ABD’de kadınların tüm kanserlerin %29’unu oluşturmaktadır.
Kadınlarda 54 yaşına kadar kansere bağlı ölüm nedeni
olarak ilk sırada meme kanseri yer almaktadır. Literatürde, Kanada
ve ABD’de her dokuz kadından birinde, Avustralya’da beş kadından
birinde, Japonya’da 50 kadından birinde yaşamlarının bir
döneminde meme kanseri geliştiği belirtilmektedir4. Türkiye’de
de kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %28’i meme kanseridir
ve bu oran ABD’de bildirilen orana benzerdir 5.
Meme kanseri tanısı alan hastalar; cerrahi girişim, radyoterapi, kemoterapi,
hormonal tedaviler gibi çok yoğun stres yaratan tedavilerden
geçerler 6. Bu tedavi yöntemleri ile hastaların yaşam sürelerinin uzaması ve daha nitelikli yaşaması amaçlanmaktadır. Ancak
kullanılan yönteme bağlı olarak tedavi ile ilgili zorluklar ve toksik
etkiler de söz konusudur 2. Meme kanserli kadınların yaşam beklentisindeki
iyileşme, meme kanseri tedavisinin komplikasyonlarına
katlanan kadınlar için yaşam kalitesinin nasıl düzeltileceği
hakkındaki önemli soruları gündeme getirmektedir 7. Mastektomi
sonrası hastalar tedavileri ile ilgili bir çok komplikasyonlarlarla
karşı karşıya gelmektedirler 2. Bu nedenle bazı hastalar tedaviyi
bitmeden bırakmaktadırlar. Tedaviyi tamamlayan hastalarda da
sürekli “hastalığım nüks eder mi, yeniden aynı tedavileri almak zorunda
kalır mıyım?” endişeleri görülmektedir 6.
Meme kanserinde uygulanan yaygın tedavi, memenin cerrahi olarak
kısmen ya da tamamen çıkarılmasıdır. Kadınlar için meme; kadınlığı,
cinselliği ve annelik duygularını simgelemektedir. Memenin
cerrahi olarak çıkarılması anlamına gelen mastektomide hasta,
yaşamını tehdit eden kanser tanısının yanı sıra meme kaybının yol
açtığı duygular ile de baş etmek durumundadır 8. Mastektomi
ameliyatları sonrası hastalar fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönden
bir çok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar 9. Mastektomi sonrası
hastanın kapsamlı bir hemşirelik bakımına ihtiyacı vardır. Ameliyat
kesisinin büyük olması, ağrı, yara iyileşmesine ilişkin sorunlar,
lenfödem olasılığı ve ameliyat olan taraftaki kola ilişkin komplikasyonlar
ameliyat sonrası bakımı önemli kılan unsurlardır. Yapılan
çalışmalarda mastektomi sonrası hastaların %15’inden fazlasında
ağrı, %51’inde lenfödem ve %72-95’inde yorgunluk olduğu
saptanmıştır 8. Mastektomi çoğu kadında ağır psikolojik etkilere
sebep olabilmektedir. Meme kaybı sonrası kadınlarda, ağrı, sıklıkla
depresyon, ve başka duygulanım bozuklukları, yorgunluk, cinsel
istek kaybı, beden algılamasında bozulma, benlik saygısında azalma,
sosyal çekilme, dişilik özelliklerini kaybetme korkusu, hastalığın
tekrarlamasına ilişkin endişeler, uygun giysi bulmada güçlük
ve meme protezlerinin yarattığı sıkıntılar görülmektedir. Olağan
uyum mekanizmaları sarsılır, geleceğe yönelik beklenti ve planları
bozulur 2,10.
Hasta kanser tanısının konulmasından tedavinin sonlanmasına
kadar geçen sürenin büyük bir kısmını evde geçirdiğinden hemşirelik
bakımının hastane ile sınırlı kalmayıp evde de devam etmesi
gerekmektedir. Son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde hastaların
kısa sürede taburcu edilip evde izlenmelerine yönelik bir eğilim
vardır. Buna neden hastaların hastaneden kaynaklanan olumsuz
etkilenmelerini ortadan kaldırmaktır8,11. Hastanın erken eve
dönmesi hastane enfeksiyonu riskini azaltmakta, aile üyelerinin
arasında olmasını sağlamakta ve hastane maliyetini düşürmektedir.
Ülkemizdeki uygulamalara bakıldığında; ameliyat olmak üzere
hastaneye yatan bireyin, hastanede kaldığı süre içerisindeki bakımının
genellikle fiziksel bakım ile sınırlı kaldığı, taburculuk eğitiminin
ya hiç verilmediği ya da düzensiz verildiği görülmektedir.
Hasta eve döndüğünde gerek fizyolojik gerekse psikolojik birçok
sorunla karşılaşmakta ve bu sorunlar karşısında ne yapacağını bilememektedir.
Bu dönemde aile üyeleri de hastaya nasıl destek
olacaklarını bilemedikleri için bakıma etkili olarak katılamamaktadırlar
8. Hastalar evde tedavi ve bakımları sırasında kendilerince
çözümleyemedikleri sorunlarla karşılaşınca tekrar tekrar hastaneye
başvurma gereksinimi duymakta ve hatta tekrar yatabilmektedir.
İşte temelde bu gereksinime bağlı olarak evde bakım kavramı
ortaya çıkmıştır 12. Evde bakım kavramı, koruyucu tedavi edici
ve rehabilite edici bakımın sürekliliğinin etkili olarak sağlanması
gerekliliğinden tanımlanan, olağan sağlık hizmetlerini desteklemek,
güçlendirmek amacı güden bir bakım sistemini ifade eden
bir kavramdır. Evde bakım aynı zamanda tıbbi hizmetlerin sosyal
hizmetlerle bütünleştirilerek hastanın/bireyin yaşadığı ortamda
bireye ve ailesine sunulması ve bu şekilde ilgili sorun/sorunların
etkisinin en aza indirilip, hastaların bağımsızlık düzeylerinin ve
yaşam kalitelerinin yükseltilmesi ve sağlık hizmetlerinin insancıl
özelliğinin güçlendirilmesine olanak sağlar 12.
Evde bakım veren hemşire ailenin yapısı bireylerin özellikleri, baş
etme yetileri, olanakları ve rol değişimlerini iyi değerlendirmeli,
aile için stres nedeni olabilecek durumları fark etmeli ve ailenin de
bunları fark etmesine yardımcı olmalıdır. Hemşire aile içinde sorun
oluşturabilecek durumların önlenmesi için neler yapılabileceğini
aile ile birlikte belirlemelidir 8. Bu nedenle mesleki rolü hasta
bireyi en kısa zamanda kendi gereksinimlerini karşılayabilecek
bağımsız duruma getirmek ve normal yaşamını sürdürmesine yardım
etmek olan hemşireye önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu
amaçla kapsamlı bir hemşirelik bakımının yanı sıra iyi bir taburculuk
eğitimi verilmesi gerekmektedir. Kol egzersizleri, ağrının azaltılması,
kolda lenfödem ve enfeksiyonun engellenmesi, yaranın izlenmesi,
ameliyat sonrası kanser tedavisi ve kendi kendine meme
muayenesi eğitim kapsamına alınması gereken konulardır 8.
Mastektomili Hastaların Taburculuk Eğitimi ve Evde Bakımı
Omuz ve Kol Egzersizleri: Meme kanserine yönelik ameliyatlardan
sonra en sık karşılaşılan sorunlardan biri ameliyat olan taraftaki
kol ve omuz hareketlerinde sınırlanma ve kol kas gücünde azalma
olmasıdır 13. Hareket kısıtlılığına yol açan nedenler; aksiller
diseksiyona bağlı ağrı, ameliyat kesisinin ağrısı, kolda ödem olması,
hastanın kolunu hareket ettirmekten korkması ve skar dokusunun
oluşturduğu gerilmedir. Özellikle pektoralis majör ve minör
kaslarının çıkarıldığı mastektomi ameliyatlarından sonra kavrama
gücünde azalma olması ve göğüs duvarının zayıflaması hastanın
kol ve omuz hareketlerini sınırlayan diğer nedenlerdir. Uzun süre
hareketsiz kalma omuz ekleminde değişikliklere yol açmakta ve
bu durum omuz sertliği ya da “donmuş omuz sendromu” olarak
adlandırılmaktadır 8. Omuz eklem mobilitesi aynı zamanda radyasyona
maruz kalmış dokudaki değişikliklere bağlı olarak da kısıtlanır.
Omuz eklemine ait ciddi kontraktürler iş kapasitesi kaybına
ve fiziksel özürlülüğe neden olurlar. Düzgün bir rehabilitasyon
izlencesi planlanırsa kısa süre içinde üst ekstremite fonksiyonu
sağlanır. Bu nedenle olası en erken dönemde aktif yardımlı ve nazik
pasif hareket açıklığı egzersizleri başlatılmalıdır 14. Egzersiz
programını; ameliyatı yapan cerrah, hemşire ve fizyoterapist birlikte
belirlemeli ve izlemelidirler. Egzersizlere ne zaman başlanacağına
ve hangi egzersizin ne zaman yapılacağına karar vermek
önemlidir. Çünkü omuz hareketlerine erken başlanılması aksiler
drenajı artırabilir ve yara iyileşmesini geciktirebilir. Geç kalındığında
ise kas kısalmaları ve kontraktürler oluşabilir 8,13. Ameliyat olan taraftaki kola; omuz 20-45 derece abdüksiyonda, kol yaklaşık
45-60derece horizontal pozisyonda bilekten ve bilek omuzdan
yüksekte olacak şekilde pozisyon verilir. İlk 24 saat kolun pozisyonu
korunur ve kol kullanılmaz 13. Egzersizlere ameliyattan bir
gün sonra başlanılması ve bunların belirli bir plan kapsamında sürdürülmesi
gerekir 8,13. Drenej miktarının ve seroma oluşumunun
artmaması için drenler çekilinceye kadar sadece parmaklar,
el bileği ve dirseğe yönelik egzersizler yaptırılmalıdır 13. Bir topu
sıkma, yumruk yapıp açma veya el bileğini fleksiyona ve ekstansiyona
getirme şeklindeki hareketler her saat birkaç kez yaptırılarak
el egzersizlerine başlanır 15. Sonra dirseğe yönelik egzersizler
yaptırılır; zamanla omuz eklemini her yönde hareket ettiren; kol,
göğüs ve sırt kaslarını çalıştıran egzersizlere geçilir 13. Bu egzersizler
lenfatik akımı hızlandırır. Drenler çekildikten sonra egzersizler
yavaş yavaş arttırılarak yaptırılır (saç tarama, duvara tırmanma
vb ). Bu egzersizlerin günde birkaç kez tekrarlanması yararlı olur.
Ayrıca egzersizler kolleteral lenfatik damarların gelişimini sağlayarak
lenfödemi önler15. Uygulanacak egzersiz izlencesi postoperatif
dönem ve radyoterapi uygulamasını izleyen dönemde gelişebilecek
lenfödemin önlenmesinde de etkilidir 14.
Egzersizlerin amacı, önemi ve belirlenen egzersiz programı fizyoterapist
ile birlikte hastaya anlatılmalı ve yazılı materyal verilmelidir.
Ayrıca aile üyelerinden birinin de bu konuda bilgilendirilmesi
yararlı olur. Her ev ziyaretinde hemşire hastanın egzersiz programına
uyumunu ve omuz hareketlerini değerlendirmelidir 8.
Ağrının azaltılması: Postoperatif ağrı, cerrahi travma ile başlayan,
giderek azalan ve doku iyileşmesi ile sonlanan akut bir ağrıdır 16.
Mastektomi ameliyatı sonrasında ağrı, kişinin ağrı eşiği ile ilişkilidir
ve kişisel farklılıklar gösterir. Taburcu olurken hastaların çoğunun
ağrısı geçmiştir veya çok daha az düzeydedir. Ameliyat sonrasında
hastanın ağrı düzeyinin değerlendirilip hemen tedaviye başlanması
hem ağrının dindirilmesine, hem de hastanın rahat uyuyabilmesine
ve dinlenmesine olanak sağlar. Hastanın fiziksel olarak
rahatlaması ameliyat sonrası görülen yoğun duygusal stresinde
azalmasına yardımcı olur. Yatak içinde dönme veya yataktan kalkma
esnasında ağrı olabilir. Bunun için önceden hastaya analjezik
verilmesi hastanın rahatlamasını ve bu hareketleri daha iyi yapmasını
sağlar 15. Ağrı kontrolü için hasta kontrollü analjezi yöntemi
postoperatif 12-24 saat kadar uygulanmaktadır 16. Hastanın
ameliyat olan tarafın aksi yönünden destek alarak kalkması gerilmeyi
ve ağrıyı azaltır. Ameliyat sonrası ilk birkaç günde ameliyat
olan tarafın desteklenmesi gerekir. Çünkü o tarafın hareketleri ilk
günlerde kısıtlanır. Ameliyat edilen bölgedeki sinirlerin kesilmesine
bağlı o alanda duyarsızlık, karıncalanma, göğüs duvarında aşırı
duyarlılık hatta fantom meme hissi gelişebilir 15. Fantom meme
ağrısı bir ekstremitenin alınmasından sonra yaşanan fantom ağrısı
ile aynıdır. Hastalar alınan memelerini hala varmış gibi hissederler;
hatta memenin ucunda ve içinde ağrı tanımlarlar. Hastalar akıl
sağlıklarını kaybettiklerinin düşünülmesinden endişelenerek çoğunlukla
fantom ağrısını gizlerler 8. Hastaya bunların olabileceği
anlatılmalıdır. Hemşire, hastaya bu durumun giderek azalacağı ve
bir yıl içerisinde kaybolacağını açıklamalıdır 15.
Hastaya ağrı ile baş etme yöntemleri(hayal kurma, kendisini mutlu
eden şeyleri düşünme, müzik dinleme, okuma vb) ve hekimin
önerdiği ağrı kesicilerin kullanımına ilişkin bilgi verilir. Hastanın
yaşadığı ağrıya ilişkin düşünce ve duyguları araştırılır. Bazı hastalar
ağrılarını hastalıklarının ilerlemesi olarak algılamakta ve bu nedenle
anksiyete yaşamaktadırlar. Hasta ile konuşarak ağrıya ilişkin
yanlış düşüncelerinin olup olmadığı saptanır ve hasta ağrı konusunda
bilgilendirilir 8.
Kolda lenfödem ve enfeksiyon gelişiminin engellenmesi: Lenfödem,
lenfatik akımın tümör, fibrozis ya da inflamasyon nedeniyle
kesilmesi veya tıkanması sonucu proteinden zengin sıvının yumuşak
doku içinde birikmesidir 17. Kronik, tedavisi zor bir durumdur
ve ekstremitede şişlik, ağırlık, sıkılık hissi ve ağrı oluşturur 18.
Lenfödem gelişimesini etkileyebilecek birçok risk faktörü bildirilmektedir.
Vücut kitle indeksi, oblik insizyon tipi, kolda enfeksiyon
öyküsü, tümörün evresi, tümörün çapı, tümör gradı, çıkarılan lenf
nodu sayısı, patolojik nodal tutulum, yapılan ameliyatın genişliği,
aksiler diseksiyon yapılıp yapılmaması, aksiler diseksiyon genişliği,
postoperatif radyoterapi, kemoterapi lenf ödem gelişmesini etkileyebilecek
risk faktörleridir 19. Meme kanseri olan kadınlarda
lenf ödem fizyolojik, psikolojik ve sosyal yönden farklı sorunlara
yol açabilmektedir 20. Hastanın ev, iş, sosyal ve seksüel yaşamını
dolayısıyla da yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir 18.
Lenfödem gelişen kolda duyusal bozukluklar, gerilime bağlı ağrı,
güç kaybı, hareketlerde kısıtlılık, enfeksiyona yatkınlık ve ciltte
hassasiyet gelişmektedir. Bu durum hastanın günlük yaşamındaki
işlerini yapmasını engellemekte ya da daha fazla yardım almasını
gerektirmektedir. Bunun sonucunda hasta kendisini sınırlanmış
ve bağımlı hissetmektedir. Ayrıca lenf ödeme bağlı fiziksel görünümdeki
değişim; hastanın meme kaybı sonucu değişen bedenine
uyumunu güçleştirmektedir. Bu durum hastanın kendini cinsel
açıdan çekici bulmamasına ve cinsel yaşamında sorunlar yaşamasına
neden olmaktadır 20. Hastaların bu konuda bilgilendirilmesi,
erken tanı ve tedavi lenfödemin ilerlemesini önlemek açısından
oldukça önemlidir 18. Lenf akımında sıkışıklık fibrozis ve lenf damarlarının
skarlaşması yoluyla sıkı kol giysileri veya enfeksiyondan
kaçınmak için, hastalara aşağıdaki yönergeler verilmelidir:
- Bu kolda aşılamalar, infeksiyonlar, kan basıncı ölçümleri, kan
vermek ve damar içine sıvı vermekten kaçının.
- Bu kolda herhangi bir şekilde cilde delme ve hasarlamadan kaçının.
Çok titiz cilt ve tırnak bakımı yapın. Küçük veya büyük yaralanmalarda
standart ilk yardım setini kullanın ve dikkat edin.
Bölgesel veya sistemik antibiyotikleri özgürce kullanın.
- Sıkıştırıcı giysiler veya mücevherlerden kaçının ve sıkışmaktan
korunmak için pedli sütyen askıları giyin.
- Sıcaktan kaçının(örn; güneş yanıkları, bronzlaşma, banyolar,
sauna).
- Aşırı egzersizden kaçının (sadece el kompresyon giysisi ile desteklendiği
zaman aerobik kol egzersizleri yapılmalıdır) 21.
Hastaya omuz ve kol egzersizlerini düzenli olarak yapması ve o
taraf kolunu uzun süre aynı pozisyonda tutmaması öğütlenir. Kol
çevresini nasıl ölçeceği ve kaydedeceği hastaya öğretilir. Bu olası
bir değişikliği hemen fark etmesini sağlar. Ödem gelişirse hemen
doktora bildirmesi söylenir. Tedavi için elevasyon ve egzersizlerin
yanısıra tüm kola elastik sargı uygulanabilir
15. Geç dönem lenfödemi
önlemek için cerrahi sonrası başlanan rehabilitasyon izlencesinin
6 ay - 1 yıl süre ile sürdürülmesi önerilmektedir
14.
Mastektomi sonrası lenf sıvısının ameliyat bölgesi, etkilenen taraftaki
kol ve göğüsdeki yumuşak dokuda birikmesi enfeksiyonlara
neden olabilir. Ayrıca hastanın ameliyat olan taraftaki koltukaltı
lenf nodlarının çıkarılması kolda enfeksiyon oluşması ve yayılmasına
uygun zemin hazırlamaktadır.Bu nedenle mastektomi sonrası
hastaların ameliyat olan taraftaki kollarını enfeksiyondan korumaları
konusunda eğitilmeleri gerekir. Lenfödem için alınan önlemler
enfeksiyonu önlemek için de geçerlidir 8.
Yaranın izlenmesi: Meme cerrahisi sonrası en sık gelişen komplikasyonlar
enfeksiyon, hematom, seroma, deri flep nekrozları, sinir
hasarı ve kolda lenfödemdir 22,23. Mastektomi ameliyatlarında,
özellikle radikal ve modifiye radikal mastektomilerde hastanın insizyonu
büyüktür. Seroma sıklıkla meydana gelir. Özellikle mastektomi
sonrası ve yara kavitesinin geniş olduğu aksiller bölgede oluşan
seromayı azaltmak için genellikle dren önerilmektedir 22. Bu
nedenle hastanın yara iyileşmesinin değerlendirilmesi ve yaranın
komplikasyonsuz iyileşmesi önemlidir. Yara iyileşmesine yönelik
hemşirelik girişimleri şu şekildedir:
Hemşire pansumanların uygulandığı alanı incelemeli ve kanama
veya seröz sıvı akıntısı olup olmadığını kontrol etmelidir. Hemşire
drenaj miktarını ve özelliklerini izleyip kaydetmelidir.Yara üzerine
kapatılan pansuman basınç uygulamak ve iyileşmeyi hızlandırmak
amacıyla elastik bir sargı ile sarılır. Sargı ve pansuman değiştirilmesi
genellikle cerrah tarafından 36-48 saat sonra yapılır. Pansuman
değişimi esnasında insizyon yeri, iyileşme ve yara enfeksiyonu
bulguları açısından gözden geçirilir. Daha sonraki pansumanlar
yara iyileşmesinin gözlenmesi amacıyla her gün değiştirilir. Drenaj
sistemi ise 24 saatlik drenaj miktarı 20-50cc’ye düşünceye kadar
yerinde bırakılır. Drenajdan gelen renk değişimi kanlı(seröz kanlı),
seröz şeklindedir. Hemşirenin hastayı drenaj sistemleri konusunda
bilgilendirilmesi, çıkan sıvının taze kan değil eski kan hücrelerinin
dışarıya atıldığı bir sıvı olduğunu anlatması gerekir. Bu drenaj sisteminin
beklenen bir durum olduğu ve ne zaman çekileceği konusunda
da bilgi vermelidir. İnsizyon alanı temiz ve kuru tutulmalıdır.
İnsizyon alanı tam iyileşmeden pudra, deodorant, losyon veya
parfümlerin bu alana sürülmemesi gerekir(yaklaşık 4-6 hafta).
Hasta hazır olduğunda pansuman değişimi esnasında hastanın
insizyon yerine bakması için teşvik edilmeli ve insizyonun normal
görünümünü tanıması sağlanmalıdır. Hasta drenleriyle taburcu
edilecekse drenaj izlemi ve drenaj kabının boşaltılması konusunda
bilgilendirilmelidir 15.
Dokuların tamiri ve enerji gereksinimi için yüksek kalorili ve proteinli
diyet verilmelidir. Ameliyat sonrası genellikle bitkinlikten yakınabilir.
Hastaya yemek yerken, banyo yaparken yardımcı olmak
gerekebilir. Ancak hastaneden taburcu olmadan önce hastanın
mümkün olduğu kadar günlük bakım gereksinimini kendisinin
yapması için teşvik etmek gerekir 15.
Ameliyat sonrası kanser tedavisi: Meme kanseri tedavisi uzun
süren ve çeşitli sorunlara yol açabilen bir tedavidir. Tedavi döneminde
en sık karşılaşılan sorun yorgunluktur. Bulantı, kusma, saç
dökülmesi, kilo alma, menstruasyona yönelik sorunlar yorgunluğa
eşlik eden diğer şikayetlerdir. Tedavi döneminde hemşirenin hastayı,
kendisini nelerin beklediği ve bu dönemin daha rahat geçirilebilmesi
için yapabilecekleri konusunda bilgilendirmesi gerekir.
Hastaya aldığı tedavinin (kemoterapi, radyoterapi, hormon tedavisi)
istenmedik etkileri ve bu etkileri azaltma yöntemlerine ilişkin
yazılı bilgi verilmelidir 8.
Meme koruyucu girişimlerden sonra geriye kalan meme dokusuna
radyoterapi uygulanması gerekmektedir. Radyoterapiye genellikle
ameliyattan 3-4 hafta kadar sonra yara iyileşmesi olunca başlanır
8. Yorgunluk, deri reaksiyonları, deride duyu, renk ve koku değişiklikleri
ve memede şişme, memeye yapılan radyoterapi sırasında
ya da hemen sonrasında sık görülen sorunlardır 24.
Radyoterapi uygulanan hastalara: Radyoterapi alnının güneşten
korunması; pamuklu, rahat terletmeyen giysiler giymesi;sıcak su
yerine ılık su ile banyo yapması; cildi rahatlatıcı serin kompres(buz
değil) uygulanabileceği; radyoterapi alanına losyon ve pudra sürmemesi
anlatılmalıdır.Yorgunluk için farmakolojik olmayan girişimleri
şöyle sıralayabiliriz: Dinlenmenin sağlanması, beslenmenin
düzenlenmesi,enerji tüketiminin azaltılması 16.
Cerrahi sonrası kemoterapi genellikle lenf nodülü olan veya organ
metastazı olan hastalarda uygulanmaktadır. Kemoterapiye bağlı olarak
gelişebilecek yan etkilerden en yaygın görülenler: Bulantı-kusma,
alopesi, yorgunluk, kemik iliği supresyonu, mukozitlerdir 16.
Hemşireler hastanın yeme alışkanlıklarını izlemeli ve beslenme
durumunun bozulduğu hallerde beslenme desteği için öneride
bulunmalıdır. Ağız bakımına özen gösterilerek, lokal anestezikler
kullanılarak ve diyet değişiklikleri yapılarak mukosite bağlı beslenme
sorunları azaltılabilir 24.
Meme kanserinin hormonal tedaviye yanıt vermesi tümör dokusunda
bulunan östrojen ve progesteron reseptör varlığı ile yakından ilgilidir.
Hormonal tedavide meme kanseri hücrelerinin büyümesine
yardımcı olan östrojen ve progesteronun etkilerinin bloke edilmesi
amaçlanmaktadır. Tamoksifen, meme kanseri tedavisinde ve meme
kanserinin oluşmasını önlemede kullanılan en yaygın antiöstrojen
tedavidir. Tamoksifenin yan etkileri: Vajinal kanama, adet düzensizlikleri,
sıcak basması, bulantı ve kusma gibi etkilerdir 16.
Meme kanserinde bir başka problem de beden imgesinin bozulması
ve üzüntüdür. Saç dökülmesi, kilo alma ya da verme hastanın
beden imgesini etkileyebilir 24. Meme kadın için dişiliği, cinsel
cazibeyi ve anneliği simgeler 8. Bu kadar önemli olan bedenin bir
bölümünün kaybedilmesi kadında önemli ruhsal sorunların ortaya
çıkmasına neden olmaktadır. Mastektomi olmuş kadın kendini
eksik, özürlü, cinsel yönden yetersiz ve yalnız olarak algılayabilir.
Meme kanserinin cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ya da hormonal
tedavisi hastanın fiziksel sağlığı etkilediğinden dolayı da cinsel
hayatını etkilediği belirtilmektedir 25.
Meme cerrahisi uygulanan kadınlar çekindikleri ve utandıkları için
cinsellik hakkında sorular sormada kendilerini rahat hissetmeyebilir.
Böyle durumlarda:
- Hasta ile dostça ilişki kurulmalı,
- Korku ve yanlış anlamalar ortadan kaldırılmalı,
- Hastanın mahremiyet hakkındaki duygularını açıklamasına
izin verilmeli,
- Cinsellik hakkındaki düşünceleri, seksüel kaygıları, beden imajı
ve tedavinin etkisi hakkında açık ve duyarlı bir tartışma ortamı
sağlanmalı,
- İyileştiği ve enerji düzeyi izin verdiği zaman eşi ile beraber olması
konusunda cesaretlendirilmelidir 25.
Kanser gibi yaşamı tehdit eden bir hastalığa yakalanmış olmak,
bireylerde ciddi bir psikolojik zorlanma yaratmaktadır
26. Mastektomi
sonrası en sık karşılaşılan anksiyete, depresyon, kızgınlık,
suçluluk, korku ve sosyal izolasyon gibi sorunlar tedaviye uyumu
bozarak hastanede kalış süresini ve tedavi masraflarını arttırmakta
ve hastalığın gidişini olumsuz yönde etkileyebilmektedir
27.
Meme kanseri tanısının konması, hastayı olduğu kadar ailesini ve
arkadaşlarını da büyük ölçüde etkiler
28. Hasta yakınları, ailede
meydana gelen rol değişiklikleri, hastanın işlevlerini üstlenme, çalışamayan
kişi ile azalan gelir kaynakları ve hastalıkla artan giderleri
karşılama çabaları içinde yorgun ve depressif olabilirler
29.
Sağlık alanında uzman kişiler, bütüncül aile yaklaşımının üzerinde
durarak, bu düzeni kurmada aile bireylerine yardımcı olabilirler.
Aile bireylerinin her birine ayrı, ayrı sorumluluklar verilerek, onlarda
grup çalışması ruhu kuvvetlendirilebilir. Günlük yaşam aktivitelerinin
sürdürülmesinde, hastaya belli ölçüde esneklik sağlama,
hastaneden eve geçişte sakin bir ortamın yaratılmasında anahtar
rol oynar. Örneğin, hasta eve döndüğünde basit yemekleri pişirme,
toz alma gibi günlük işlere yardımcı olabilir, bazı yakın arkadaşlarını
ziyaret edebilir. Böyle bir yaklaşım, meme kanserli kadının günlük
yaşama adaptasyonunu kolaylaştırdığı gibi kendi durumunu
ve meme kanserini düşünmek için daha az zamanı olacak hastayı
psikolojik olarak da rahatlatabilir
28.
Ailenin meme kanseri ile mücadeledeki başarısı ve hastalığın ailenin
yaşamına getirdiği değişiklikler, kadınların meme kanseri ve
tedavisiyle başa çıkmasını etkiler 28. Hastalar, baş etme stratejilerinin
desteklenmesine ihtiyaç duyarlar; bu kanser süresince psikolojik
iyilik halini yükseltir 30. Meme kanseri ile başa çıkmada,
hasta ve ailesinin izlemesi gereken yollardan en önemlisi, hastalık
konusunu aile ortamında tartışmaları ve hastalığın aile yaşamına
getireceği kaçınılması mümkün olmayan değişikliklere adapte
olma ve başa çıkma yollarını araştırmaları ve kendileri için en uygun
olanını bulmalarıdır 28.
Hastanın kaybettiği beden parçası için üzüntü duyması normaldir,
bunu yaşaması için hastaya zaman tanınmalıdır. Aile bireyleri de
bu konuda bilgilendirilmeli ve hastaya destek olmaları istenmelidir
15.
Hastanın bedeni ve kendine güveni ile ilgili endişelerini dile getiren
ifadelerini hemşire dikkatle gözlenmelidir. Hastanın duygularını
paylaşmasına fırsat tanınmalıdır.Hasta evliyse eşinin de bu görüşmelere
katılması sağlanmalıdır. Hastanın mastektomi ameliyatı
geçirmiş ve ameliyat sonrası dönemi başarıyla atlatmış bir kadınla
tanıştırılması oldukça yararlıdır 15.
ABD’de meme kanseri ile yaşamasını öğrenmek için, meme kanser
destek grupları bulunmakta. Örneğin Amerikan Kanser Birliği
bu tür hastalara duygusal destek vererek meme kanseri ile yaşamayı
öğrenmelerinde(baş etmelerinde) yardımcı olmaktadır. Bu
kapsamda meme kanser tedavisinden sonra yaşamını başarıyla
sürdüren gönüllüler eğitildikten sonra diğer hastalarla görüşerek
onlara destek olmakta ve mastektomi ile yaşama konusunda çeşitli
öneriler sunmaktadır 5.
Eğer hasta destekleyici tedaviyi kabul ettiyse, saç kaybı ve erken
menapoz gibi olumsuz tepkilerle nasıl baş edeceğini belirtin. Hastaya
saç kaybı halinde bir peruk edinmesi için araştırma yapabileceğini
ve saçları dökülmeden önce bir tane seçmesinin uygun
olabileceğini açıklayın 5.
Hastaya kullanılan protezler ve çamaşırlarla ilgili bilgi verilmeli ve
nereden alabilecekleri anlatılmalıdır. Eğer hastaya meme rekonstrüksiyonu
yapılmamışsa geçici bir protez sağlanarak nasıl kullanacağı
öğretilir 15.
Kendi kendine meme muayenesi: Mastektomi sonrası hasta
eğitiminde en önemli konulardan biri de erken tanı için yapılması
gerekenlerdir. Erken tanı her ay kendi kendine meme muayenesi,
yılda bir klinik muayenesi ve 40 yaşından sonra yılda bir yapılan
mamografiyi kapsar 8. Meme kanserinde diğer memede kanser
gelişme oranı meme kanseri olmayanlara göre beş kez fazladır
3. Mastektomi sonrası hastanın diğer memesinde kanser görülme
olasılığı yüksek olduğundan hastaların kendi kendine meme
muayenesi konusunda eğitilmeleri ve hastalara düzenli muayene
yapma alışkanlığının kazandırılması önemlidir 8.
Kendi kendine meme muayenesi (KKMM) ucuz, her an uygulanabilen
ve üstelik kadının mahremiyetinin korunduğu, evinde
tek başına rahatlıkla uygulayabileceği bir muayenedir. KKMM
her ay menstruasyonun bitiminden sonraki 5-7. günlerde veya postmenapozal dönemde ise her ayın belirli bir gününde yapılmalıdır
15.
Herkesin öğrenme tarzı farklıdır. Hemşire eğitim verirken farklı
eğitim yöntemlerini kullanabilir. Hemşire tüm bu eğitim yöntemlerini
afiş ve broşürler kullanarak, basit ve anlaşılır çizimler
yaparak, meme modeli kullanarak veya video izleterek uygulayabilir
15.
Hasta kanserin tekrar etmesi riskine karşı erken tanı konusunda
bilgilendirilmelidir. Mastektomi sonrası izlemler; tedaviden sonraki
3 yıl 3-4 ayda bir, daha sonraki 2 yıl 6 ayda bir ve tanıdan 5 yıl
sonra 2 yılda bir şeklinde yapılır 8. Kontrollerde hastanın öyküsü,
fizik muayenesi, akciğer filmi, tam kan sayımı rutin olarak yapılır.
Bunun dışında gerekirse kemik sintigrafisi veya karaciğer sintigrafisi yapılabilir. Ayrıca diğer taraftaki memeye önce 6 ayda bir daha
sonra yılda bir mamografi uygulanır 15.