Bulgular ve tartışma
Araştırma kapsamında yer alan kadınların yaş ortalaması 24.29 ±
7.03 olup, %66.7’si 25 yaş ve altı yaş grubunda ve %77.4’ü bekardır.
Kadınların %41.9’u lise, %26.9’u ortaokul ve % 23.7’si ise ilkokul
mezunudur.
Tabloda 1’de kadınların meme kanseri / KKMM bilgi puan ortalamasının
4.48 ±1.67 olduğu görülmektedir. Ayrıca kadınların yarıdan
fazlasının (%62.4) bilgi puanının 3-5 puan aralığında yer aldığı
ve kadınlardan hiç birinin 9-10 puan almadığı dikkati çekmektedir.
Kadınların son bir yıl içindeki KKMM yapma durumları incelendiğinde
yalnızca % 4.3 kadının düzenli olarak yaptığı (her ay) yarıdan
fazlasının (%63.4) ise son bir yıl içinde hiç KKMM yapmadığı
belirlenmiştir.
 Büyütmek İçin Tıklayın |
Tablo 1: Kadınların meme kanseri-KKMM bilgi puanları ve KKMM yapma durumlarına göre dağılımı |
Çinli kadınlar arasında yapılan bir çalışmada kadınların % 16’sının
son bir yıldır her ay KKMM yaptığı bulunmuştur 9. Klug tarafından
25-75 yaş grubundaki Alman kadınlar üzerinde yapılan çalışmada
ise kadınların %43.1’inin aylık KKMM yaptığı bulunmuştur
10. Harris ve arkadaşları 11 tarafından Amerika’da yapılan bir
çalışmada da kadınların %40.8’inin son bir yıl içinde en az 9 kez
KKMM yaptığı belirlenmiştir. Kore’de 35-65 yaş grubundaki kadınlar
arasında yapılan bir çalışmada kadınların düzenli olarak
meme muayenesi yapma sıklığının %25.3 olduğu belirlenmiştir.
Aynı araştırmada kadınların meme kanseri ile ilgili bilgi düzeylerinin
de düşük olduğu vurgulanmaktadır 12. Kadınların düzenli
olarak KKMM yapma davranışlarının yurt dışında yapılan diğer
çalışmalarla karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğu söylenebilir.
Bu durumun; örneklem grubunun sayısal olarak küçük olması
ve sağlık davranışları ile ilgili kültürel farklılar ile ilişkili olabileceği söylenebilir.
Ülkemizde Öztürk ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmanın
sonuçları ise kadınların %19.0’ının aylık KKMM yaptığını göstermektedir
13. Çevik ve arkadaşları tarafından Afyon’da yapılan bir
sonuçları da kadınların meme kanserine ilişkin bilgilerinin yetersiz ve KKMM yapma uygulamalarının eksik olduğunu vurgulamaktadır
14.
Bu araştırmada kadınların KKMM yapma davranışlarının ülkemizde
yapılan diğer bazı çalışmalardan daha düşük bulunması araştırma
grubunun yaş ortalamasının genç olması nedeniyle kendilerini
meme kanseri açısından riskte görmemeleri olabilir.
Kadınların bazı özelliklerine göre meme kanseri–KKMM ön test
bilgi puan ortalamaları incelendiğinde, kadınların öğrenim ve
medeni durumlarına göre ön test bilgi puan ortalamaları arasında
istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı (p>0.05), ancak 26 ve
üzeri yaş grubunda bulunan kadınların ön test bilgi puan ortalamasının
25 ve altı yaş grubunda bulunan kadınlara göre istatistiksel
olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05)
(Tablo 2). Yapılan korelasyon analizi de yaş ile KKMM bilgisi arasında
pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu (r= 0.29, p=0.004),
yaş arttıkça kadınların bilgi düzeylerinin yükseldiğini göstermiştir.
Literatürde yaşla birlikte meme kanseri riskinin önemli ölçüde
arttığı belirtilmektedir. Bu nedenle ileri yaş grubundaki kadınların
kendisinin risk altında olduğunu düşünmesinden dolayı konuya
ilgisinin artmış olacağı söylenebilir. Nitekim Sadler ve arkadaşları
tarafından yapılan bir çalışmada düzenli olarak meme muayenesi
yapan kadınların yüzdesi 20-29 yaş grubunda %21.8 iken, 50 yaş
ve üzeri grupta %46.9 olduğu bulunmuştur 15.
Çalışmamızda elde edilen sonuca benzer şekilde Öztürk ve arkadaşlarının
yaptığı bir çalışmada da eğitimin kadınların KKMM’ne
ilişkin bilgi düzeyleri üzerinde etkili bir faktör olmadığı ancak,
çalışan kadınların bilgi düzeylerinin çalışmayanlara göre oldukça
yüksek olduğu bulunmuştur 16. Araştırmamız bir halk eğitim
merkezine devam eden kadınlar arasında yapıldığı ve kadınların
tamamına yakını çalışmadığı için, çalışma durumu bir değişken
olarak incelenmemiştir.
Araştırmada KKMM muayenesi yapan kadınların bilgi puan ortalamalarının
(4.91±1.50) yapmayanlara göre (4.24±1.72) yüksek olduğu
ancak aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığı
belirlenmiştir (p>0.05) (Tablo 2). Yapılan başka bir çalışmada da
kendi kendine meme muayenesi yapan kadınların meme kanseri
ile ilgili bilgi puanlarının yapmayanlardan anlamlı ölçüde yüksek
olduğu bildirilmektedir 12.
Tablo 3’te kadınların meme kanseri-KKMM ön test, ikinci test ve
son test bilgi puan ortalamaları verilmiştir. Tabloya göre kadınların
eğitimden sonra değerlendirilen ikinci test bilgi puan ortalamasının
(5.57±1.91) ön teste göre (4.48±1.67) istatistiksel olarak anlamlı
düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.001). Ayrıca eğitimin
tekrarından sonra değerlendirilen son test bilgi puan ortalamasının
(7.27±2.13) da ikinci teste göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu
saptanmıştır (p<0.001).
 Büyütmek İçin Tıklayın |
Tablo 3: Kadınların meme kanseri-KKMM ön test, ikinci test ve
son test bilgi puan ortalamaları |
Yapılan istatistiksel değerlendirmede ön test ve ikinci test arasında
ortalama 1.08 ± 2.05 ve ikinci test ile son test arasında ortalama 1.69 ± 2.49 puanlık bir bilgi artışı meydan geldiği saptanmıştır. Ön
test ve son test arasında elde edilen toplam bilgi puan fark ortalamasının
ise 2.78 ± 2.16 olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar KKMM’ne
yönelik kadınların bilgi düzeylerini artırmaya yönelik eğitimlerde
sürekliliğin önemini göstermektedir.
Tabloda 4’te eğitim öncesinde kadınların yalnızca %4.3’ü düzenli
KKMM yaparken eğitim sonrasında bu rakamın % 51.6’ya yükseldiği
dikkati çekmektedir. Eğitimden sonra KKMM ara sıra yapan
kadın oranı %32.3’ten %21.5’e ve KKMM yapmayan kadın oranı
ise %63.4’ten %26.9’a gerilemiştir. Yapılan istatistiksel analizde
kadınların eğitim öncesi ve sonrasında KKMM yapma davranışları
arasında görülen farkın istatistiksel olarak ta anlamlı olduğu belirlenmiştir
(p<0.001). (Tablo 4). Yapılan bir çok çalışmada da meme
kanseri ve KKMM’ne yönelik eğitim programlarından sonra kadınların
bilgi düzeylerinde ve KKMM yapma davranışlarında anlamlı
bir artış olduğu gösterilmektedir 16-19.
KKMM, basit olması, herkes tarafından uygulanabilmesi, özel araç
gerektirmemesi ve herhangi bir maliyetinin olmaması gibi nedenlerden
dolayı meme kanserinin erken tanısında kullanılan önemli
bir tarama yöntemidir. KKMM meme kanserini kesin olarak tanılayan bir yöntem olmamasına karşın, kadınların kendi bedenleri
üzerindeki farkındalıklarının artması ve meme kanseri konusunda
daha duyarlı olmalarını sağlaması açısından önemlidir. Diğer taraftan
meme kanseri vakalarında kitlenin, çoğunlukla kadının kendisi
tarafından saptandığı dikkate alındığında, 20 yaşı üzerindeki her
kadının düzenli olarak KKMM yapmasını sağlamaya yönelik eğitim
programlarının önemi kaçınılmazdır.
Sonuç ve öneriler
Bu araştırmada kadınların meme kanseri / KKMM konusundaki bilgi
düzeyinin düşük olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan kadınların
yaşı arttıkça bilgi düzeylerinin de yükseldiği saptanmıştır. Buna
göre hemşireler her yaş grubundaki kadınlara, özellikle genç yaş
grubundaki kadınlara meme kanseri ve KKMM konusunda sağlık
eğitim programları planlamalı ve uygulamadır. Ayrıca araştırma
sonuçları düzenli olarak KKMM yapan kadın sayısının da oldukça
düşük olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla meme kanseri /
KKMM konusunda planlanacak eğitimler kadınlarda düzenli olarak
KKMM yapmaya yönelik davranış değişikliği sağlamayı amaçlamalı
ve sürekliliği olmalıdır.
Bu araştırmada öğrenci hemşirelerin kendi eğitimlerinin gereği
olarak yaptıkları uygulama kapsamında yürüttükleri bir eğitim
programı ile, kadınların hem bilgi düzeyinde hem de düzenli olarak
KKMM yapma davranışlarında önemli bir artış olduğu saptanmıştır.
Araştırmada kontrol grubu olmaması ve son değerlendirmelerin
dört hafta sonra yapılması nedeniyle uygulamanın kısa
dönemdeki etkisini gösteriyor olması araştırmanın sınırlılıkları
olarak düşünülebilir. Bununla birlikte öğrenci hemşireler tarafından
yürütülen programın kadınların meme kanseri / KKMM konusundaki
bilgi ve davranışları üzerinde kısa dönemde etkili olduğu
söylenebilir. Bu sonuca göre halk eğitim merkezleri gibi sağlıklı
kadınlara toplu olarak ulaşma imkanı sağlayan ortamların kadın
sağlığını koruma ve geliştirmeye yönelik bu ve buna benzer sağlık
eğitimi aktiviteleri için bir fırsat olarak değerlendirilmesi önerilir.
Araştırmada kadınların meme kanseri / KKMM bilgi ve davranışlarına
ilişkin son değerlendirme eğitimden 2 ay sonra yapılmıştır.
İkinci eğitimden sonra kadınların bilgi düzeylerinde anlamlı bir
artış olması, eğitimlerdeki sürekliliğin önemini göstermesi açısından
önemlidir. Diğer taraftan eğitimden iki ay sonra düzenli
olarak KKMM yaptığını söyleyen kadınlarda bu davranışın devam
edeceğinden emin olunamaz. Eğitimle kazanılan davranışın kalıcı
olup olmadığını değerlendirmek ve gerektiğinde eğitim ve danışmanlık
yapmak için uzun süreli izlem çalışmalarına gereksinim
duyulmaktadır.