Çalışmada örneklemi oluşturan tüm grupta izlemler süresince
%25 (n=16) oranında lenfödem geliştiği saptanmıştır. Literatürde
de belirtildiği gibi lenfödem görülme sıklığı geniş bir aralıkta
bulunmaktadır
9. Bosompra ve arkadaşları
1 kol lenfödemini
%35.8, Velanovich ve Szymanski
2 %8.3 oranında bulmuşlardır.
Türkiye'de Özaslan ve Kuru
36 meme kanserli hastaların %28'inde
lenfödem geliştiğini belirlemişlerdir.
BLD masajının kan ve lenf akımını hızlandırıp, lenfatik sıvının merkeze
dönüşünü kolaylaştırdığı, böylece lenfödemi önlediği 28
belirtilmesine karşın, üç grup arasında da ameliyat sonrası izlemler
ile lenfödem arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır
(Grafik 1, Grafik 2, Grafik 3).
Lenfödemin tedavisinde lenf drenajı masajı, kompresyon giysisi
ve egzersiz ile birlikte kombine tedavi olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır
18,37. Szuba ve arkadaşları 38, Ramos ve arkadaşları
39 kombine lenfatik tedavinin kol volümünü azalttığını saptamışlardır.
Anderson ve arkadaşları 40 MLD'nin lenfödem volümünü
azaltmada etkili olmadığını belirlemişlerdir. Williams ve arkadaşları
41 MLD ve BLD'nin etkisini karşılaştırmışlar ve BLD'nin lenfödem
volümünü azaltmada etkili olmadığını belirlemişlerdir.
MLD'nin lenfödem tedavisindeki etkinliği ile ilgili yapılan çalışmalardan
farklı sonuçlar elde edilmiş olmakla birlikte çalışmaların çoğu,
MLD'nin lenfödemi azaltmada etkisi olduğunu kanıtlamaktadır
38,39,41. Bununla birlikte, BLD masajının meme ameliyatı sonrası
lenfödemi önlemesi konusunda yapılan çalışmalar yetersizdir.
Literatürde bazı aromatik yağların cilde uygulanması ile karaciğerin
uyarıldığı, kan ve lenf dolaşımının arttığı 34 belirtilmesine
karşın, bu konuda yapılmış araştırmalara rastlanmamıştır. Çalışmada gruplar arasında lenfödem gelişimi yönünden istatistiksel
anlamlılık bulunmamasına karşın, 1. grupta yer alan hastalarda
sayısal olarak daha fazla lenfödem geliştiği belirlenmiştir. 2. ve 3.
grup arasında lenfödem gelişimi açısından istatistiksel fark saptanmamıştır.
Buna karşın, 3. gruptaki hastalarda yalnızca 2. ayda
bir kişide lenfödem görülmesi (Grafik 1), 4. ve 6. ayda hiç lenfödem
görülmemesi (Grafik 2, Grafik 3), kullanılan aromatik yağların
masaj uygulaması ile birleştiğinde lenfödemi önlemede etkili olabileceğini
ve klinik olarak anlamlı kabul edilebileceğini düşündürmektedir.
Meme ameliyatı sonrası, ameliyat bölgesinde ve kolda gerginlik
olabildiği bildirilmektedir 5,42. Çalışmada izlemler süresince 1.
grupta, 2. ve 3. gruba göre kolda gerginlik hissi oranı daha fazla
olmasına karşın istatistiksel anlamlılık bulunmamıştır. Ameliyattan
sonra geçen süre uzadıkça gerginlik hissinin azaldığı görülmektedir
(Grafik 1, Grafik 2, Grafik 3).
Valois ve Clarke 43 meme kanserli hastalarda, omuz ve boyundaki
gerginliğin aromatik yağlarla yapılan masajdan sonra azaldığını
bildirmişlerdir.
Bu çalışmada istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmamasına karşın,
aromatik yağlarla BLD masajı uygulanan grubun %55'i (n=11)
aromatik yağlarla yaptıkları masajın koldaki gerginliği azalttığını,
rahatladıklarını ve egzersizlerini daha rahat yaptıklarını belirtmişlerdir.
Çalışmada kullanılan mandalina yağının, antispazmotik
etkisinin olmasından dolayı hastaların hareketlerini daha iyi yapabildikleri
düşünülmektedir. Bu da aromatik yağların ameliyat sonrası
özellikle gerginliğin en fazla olduğu ilk aylarda kullanılmasının
yararlı olabileceği fikrini desteklemektedir.
Çalışmada örneklemi oluşturan hastaların tümü kolda uyuşukluk
hissi açısından değerlendirildiğinde, 2. ayda uyuşukluk hissinin
fazla olmasına karşın (Grafik 1), 4. ve 6. ayda azaldığı belirlenmiştir
(Grafik 2, Grafik 3). Gruplar arasında kolda uyuşukluk hissi açısından
anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Bosompra ve arkadaşları1 ameliyat sonrası kolda uyuşukluğun
%63, Edwards5 %28, Ververs ve arkadaşları 44 %21 oranında
olduğunu belirlemişlerdir. Bredin27 çalışmasında meme ameliyatı
sonrası yapılan masajın uyuşukluk hissini azalttığını saptamıştır.
Çalışmada gruplar arasında uyuşukluk hissi açısından anlamlı bir
fark bulunmaması, BLD masajının ve aromatik yağlarla yapılan
BLD masajının uyuşukluk hissini gidermede etkili olmadığını düşündürmektedir.
Ancak, daha büyük gruplarla çalışılmasının sonuçları
etkileyebileceği de unutulmamalıdır.
Çalışmada örneklem grubunun tümünde ameliyat sonrası 2. ayda
koldaki ağrı hissinin yüksek olduğu (Grafik 1), daha sonraki izlemlerde
giderek azaldığı görülmektedir (Grafik 2, Grafik 3).
Meme ameliyatı sonrası ağrı oranını Ververs ve arkadaşları
44 %21, Liljegren ve Holmberg 4 %40 olarak saptamışlardır.
Edwards 5 çalışmasında hastaların %33'ünün ağrısı olduğunu
bildirmiştir. Masajın, kas spazmını çözerek hipoksinin gerilemesine,
sinir sistemini uyararak endorfin, seratonin gibi ağrı algısını
azaltan maddelerin salınımına neden olduğu, böylece ağrının
azaltılmasında etkili olduğu bildirilmektedir 29,45. Bredin 27,
Forchuk ve arkadaşları 29 ameliyattan sonra masaj uygulanan
grupta kontrol grubuna göre ağrı hissinin daha az olduğunu
bulmuşlardır. Yapılan bir çalışmada, kanserli hastalara aromatik
yağlarla yapılan masajdan sonra ağrının anlamlı şekilde azaldığı
belirlenmiştir 46.
Çalışmada 2. ve 3. grupta, 1. gruba göre ağrılarının istatistiksel olarak
anlamlı oranda az oluşu (Grafik 1, Grafik 2), literatüre benzer biçimde
BLD masajının ağrıyı azaltmada etkili olduğunu düşündürmektedir.
Çalışmada BLD masajının, aromatik yağ olsun olmasın,
ağrıyı azaltmada etkili olması nedeniyle özellikle ameliyat sonrası
ilk aylarda hastalara öğretilmesi gerektiği düşünülmektedir. Çünkü,
ameliyattan sonra oluşan lenfödem genellikle erken postoperatif
dönemde görülmekte ve haftalar içinde yerleşme eğilimindedir
7. Literatürde kol lenfödeminin %75'den fazlasının ilk bir yıl
içinde görüldüğü bildirmektedirler 7,28,47,48.
Kol hareketlerinde özellikle omuzda sınırlılık, nadir rastlanan ancak
oluştuğunda gerçek bir sekel nedeni olabilen bir komplikasyondur.
Ameliyat sonrası erken dönemde kol ve omuz hareketlerine
başlanması ve radyoterapi sırasında da devam edilmesi bu
komplikasyonun görülme riskini azaltabilir 5,44.
Çalışmada 2. ve 4. ayda kol hareketinde sınırlılık 1. grupta diğer
gruplara göre anlamlı oranda yüksek bulunmuştur (Grafik 1, Grafik 2). 2. ve 3.gruplara verilen eğitimin, egzersiz ve BLD masajı gibi
tamamlayıcı tıp yöntemlerinin kolun hareketini olumlu yönde etkilediği
düşünülmüştür.
Ververs ve arkadaşları 44 meme kanserli kadınlarda kol hareketinde
sınırlılığı %28, Warmuth ve arkadaşları 49 %8 olarak bulmuşlardır.
Yine bir başka çalışmada ilk üç ayda kolun hareket oranında
%33 sınırlılık olduğu bildirilmiştir6. Meme ameliyatı sonrası
kol hareketinde sınırlılığın değişik çalışmalarda farklı oranlarda
olmasında, hastaların yaşının, konuya ilişkin aldıkları eğitimin ve
yapılan egzersizlerin etkili olabileceği düşünülmektedir.
Forchuk ve arkadaşları 29 masaj uygulanan grubun günlük
aktiviteleri kontrol grubundan daha kolay yaptıklarını saptamışlardır.
Çalışmada 2. ve 3. grupta kol hareketinde sınırlılığın az olması
masajın kolun eski gücüne kavuşmasında etkili olabileceği
fikrini desteklemektedir. 2. grup ile 3. grup arasında istatistiksel
olarak anlamlı fark olmamasına karşın, 3. grupta hastaların %55
(11 hasta)'inin aromatik yağları kullandıktan sonra egzersizleri
daha rahat yaptıklarını söylemesi, bu yağların kullanılmasının
kol hareketindeki sınırlılığı azaltmada etkili olabileceğini düşündürmektedir.
Sonuç ve öneriler
Çalışmada elde edilen bulgular; meme kanseri tedavisi sonrası BLD
masajı ve aromatik yağlarla yapılan BLD masajının koldaki ağrı, harekette
sınırlılık gibi yakınmaları ve lenfödem gelişimini azalttığını
göstermektedir. Çalışmada elde edilen bulgular doğrultusunda;
• Meme kanseri tedavisi sonrasında kola ilişkin ağrı ve harekette
sınırlılık yakınmaları ile lenfödemi azaltmada hastalara
BLD masajının öğretilmesi,
• BLD masajının etkilerine yönelik daha büyük gruplarda ve
uzun süreli çalışmaların yapılması,
• Aromatik yağların lenfödemi önlemedeki etkilerini belirlemek
amacıyla daha büyük gruplarda ve uzun süreli çalışmaların
yapılması,
• Hastalara egzersiz ve BLD masajını içeren eğitim kitapçıklarının
verilmesi önerilmektedir.